13 Temmuz 2011 Çarşamba

17. Gün: Bratislava - Budapeşte

„artık asıl tur başlıyor“

Buraya kadar inişli çıkışlı, yağmurlu, rüzgarlıda olsa genelde güvenli bisiklet yollarından yolculuk yaptık.
Bratislava’dan Budapeşte’ye her ne kadar bisiklet yolu olsada Almanya ve Avusturya gibi değil. İşaretlendirmeler kötü.
Yolda görenler „Türkiye“ diye sesleniyor.
Bratislava’dan yaklaşık 20 km sonra yol ikiye ayrılıyor.
Birincisi Tuna nehri kenarından önce Slovenya sınırından sonra Estergon- Komaran şehrinden Macaristan’dana.
Diğeride doğrudan Macaristan girişi ve Györg, Komaren,… Budapeşte.

83 yaşında Almanca konuşabilen bir Macar, tuna yolunu tercih etmemi söylüyor ama ben köy ve şehir hayatı görme düşüncesiyle diğer yolu tercih ediyorum.
Git gide köyler ve şehirler insana Türkiye’yi anımsatıyor.
Dağınık yerleşim birimleri, evler, şehir içi otobüsler….
Artık öyle Almanya’daki gibi her 3-4 km bir yerleşim yeri görmekte mümkün değil. 40 - 50 km bir ev görmeden pedallıyorum.

Havada insanı yakıyor. Bir ara benzin istasyonundan geçerken sıcaklığın „38 derece“ olduğu gözüme çarpıyor.
Krem sürünmeme rağmen yeniden yanıyorum.
Su stokunuda iyi ayarlamam lazım.
Benzinlikten fazlasıyla su alıp çantalara yerleştiriyorum.
Öyle Türkiye’de olduğu gibi hayratlık su bulmak mümkün değil. Sadece Komaran’dan geçerken meydanda içme suyu vardı onunda tadı çok kötüydü.
Araç yolundan ilerlemeye devam. Atlantik - Karadeniz bisiklet yolu işaretleri ortalama 25 - 30 km de bir karşıma çıkıyor.
Artık bisikletli gezgine rastlamakda zorlaşıyor. Sadece iki kişiyle karşılaştım. Onlarda uzun yol gidiyorlar. Selamlaştık.

Yolların işaretlemeleri kötü olsada Allah’tan dağlar tepeler yok. Rahat yol alıyorum.
Ecdadın 150 yıl hüküm sürdüğü, eyalet merkezi olan Budapeşte yani Kanuni’nin sözüyle Budin’deyim.
Gül Baba Hazretlerinin şehrindeyim.
İlk işim kalacak yer için Otel Budin ve Haytur’u aradım.
Hakkı Yaz bey, beni karşıladı. Yorgunluktan bittiğimi anladımı nedir sesimden. Araç ile gelerek bisikletteki çantaları aldı.
Ev sıcaklığında kalacağım Otel Budin’e yerleştim.
Hakkı bey, sağolsun Budapeşte’ye kuşbakışı bakan bir odaya yerleştiriyor.
Ilık bir duş, yorgunluğu alması için sıcak bir Türk çayı.
Sonrasında Hakkı bey,
“Budapeşte’yi gece görmelisin. Bu görüntü Unesco tarafından koruma altına alınmış, yorgunluğunu alır” demesi üzerine Budapeşte’yi gece seyretmenin keyfini yaşıyoruz.
Yarın Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçiliğini ziyaret ve tabiki manevi şahsiyeti Gül Baba’yı ziyaret edip “destur” alacağız.

Yapılan km Bratislava- Budapeşte: 223 km

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder