1 Temmuz 2011 Cuma

9. Gün: Ulm - Jettingen

Ulm’de işadamı Murtaza Hackalı bey’in misafiri olduk. Kendisine göstermiş olduğu misafirpervelik ve ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.
Gerekli hazırlıklardan sonra Ulm’den Günzburg üzerinden Ausgburg’a doğru yol alacağız. Ulm şehir merkezinden Südwestpresse’nin grevini görünce sordum.

Neden grev yapıyorsunuz?
İşveren yüzde 25 daha az ücret ödemek istiyor.
Kaç çalışan var?
400. Zaten ajanslar ve online gazetecilik bizi iyice vurmuştu, şimdi birde ücret indirimi.
Yarın gazeteyi kim çıkaracak?
Patronun kendisi gelip çalışsın. Biz grevdeyiz.
Nedir kardeşim ya, acaba gazetecilik ölüyor mu?

Gazetecilerle muhabbette doyum olmaz ama yol beni bekliyor. Ulm’e Tuna nehri bisiklet yolunu kullanarak geliyorum.
Tuna nehri akmam diyor…. Şarkısını mırıldanarak. Tuna ta buralardan çıkıyor, Türkiye’ye kadar uzanıyor. 1000 km’lik donauradweg var. Belki Türkiye’ye yolculukta belli ülkelerde Tuna boyundan pedallayacağız.
Ulm’un çıkışında Johann Koch’la tanıştık. O da Günzburg/Offingen istikametinde gidiyor. Benimle pedallamak istiyor ama 77 yaşında kardeşim. Nasıl olacak bu iş?
Sayın Koch’a akşama Augsburg’a ulaşmam lazım diyerek müsade isteyip pedallıyorum. Tuna boyundan Günzburg’a ulaştım, küçük ama güzel bir şehir. 

Burada Carmen Riedl, Hartmut Wintoch ve Rainer Mauss ile tanıştım. Türk olduğumu anlayınca
Nereye?
Ankara’ya
Ne yaptın sen ya genç adam? Çok güzel bir tur.
Göçün 50. senesinde Türk- Alman dostluğuna katkı için yapıyorum. Yolum uzun ama yinede uzun bir muhabbet alıyoruz.

Benden telefon numaramı ve internet adresini istediler. Adres alışverişinden sonra beni tekrar tebrik ederek Ankara’ya ulaşmamı takip edeceklerini, dostluğa büyük katkı sağladımı söylediler.

Koch ile ikinci karşılaşma

Hatıra resminden sonra Offingen’e yol aldım.Offingen’e varınca sürpriz ile karşılaştım. Birde ne göreyim.
Ulm’de yavaş gider beni yavaşlatır diye izin isteyip geride bıraktığım 77 yaşındaki Koch ile karşılaştım.
Nasıl oldu bu?
Adam 77 yasında ama helal olsun iyi pedallamış. Stutgart yakınlarında tura başlamış, İngolstadt’a gidiyormuş. Günlük 70 km alıyorum dedi.
Belki başka zaman tekrar karşılaşırız dilekleriyle ayrıldık. Koch, bu geceyi Offingen’de geçirekmiş.

Offingen köyüne ziyaret

Offingen çok küçük bir köy olmasına rağmen benim çok önceden geldiğim ve bildiğim bir yer. Bundan 14 yıl önce Antalya’da tanıştığımız bir aile bu köyde yaşıyor. Almanya’ya ilk geldiğim zamanda bu aileyi ziyaret etmiştim. 10 gün kadar misafir olmuştum.
Bisiklet yolu tamda onların evinin önünden geçiyor. Selam vermeden geçip gitmek olmaz. Zile basınca Yasemin teyze kapıyı açtı. Önce tanıyamadı sandım ama „İsmail sen misin?“ dedi. Seyfullah amcada görünce çok şaşırdı. Şöyle bir selam verip geçecektim ama olmadı. Kezban ablayıda görmeden gidemedim. Geçen 10 yılı yad ettik. İyi kötü günleri, hayatta yaşanan acı tatlı süprizleri, memnuniyetleri, üzüntüleri konuştuk. Günün en güzel anlarıydı. Televizyonda beni görmüşler ama oradan geçeceğimi düşünmemişler. Güzel kısmen buruk şekilde vedalaşarak ayrılıyorum.
Zyaretimden onlarda çok memnun kaldı. Bugün Augsburg’a ulaşmam zor ama olsun yaşadığım güzellikler ve duygular onu önemsiz kılıyor.

Burgau Ditib Selimiye Camii’ne teşekkürler

Bu akşam Jettingen’de gecelemeye karar verdim. Havada yağmur yağacak gibi duruyor. Burgau ‘yu geçerken Ditib Camii’ni görüyorum. Bahçesinde vatandaşlarımız oturmuş ikindi serinliğinde muhabbet ediyor.
Bir selam verip geçeyim derken Ditib Burgau Camii Başkanı Hasan Ali Erdoğan bey, beni görünce Ya bu ne güzel bir an, daha geçen hafta televizyonda izkerken, şimdi burdasın. Gel hele otur bir çayımı kahvemi içmeden göndermem."
“Teşekürler sayın başkanım”
“Valla seni görünce çok sevindim, gencecik bit Türk çıkıyor ve cesaretli bir yolculuğa soyunuyor. Gurur duydum. İnşaallah problem yaşamadan gider, bizlerin selamını Türkiye’ye ve Sayın cumhurbaşkanımıza iletirsin. Bir eksiğin, isteğin var mı? yoldan geliyorsun yemek ikram edelim hemen?
Sağolun, çok teşekkür ederim, dediysemde başkan Erdoğan bey, en son saat kaçta yemek yediğimi, susuzluğum olup olmadığını sordu.
Burgau Selimiye Camii İmamı Hamdi Öz hocamızda, “Bir Türkün uluslararası böyle bir aksiyon yapması beni çok sevindirdi” diyerek tebrik etti.  Sayın Cumhurbaşkanımızı Almanya daki Türkler olarak Allah için çok seviyoruz. Onlara dua ediyoruz. Allah onları başımızdan eksik etmesin diye dualar etti. Türkiye’nin bir zamanlar işçi gönderen ülke konumundan beyin göçü alan bir ülke haline geldiğini ve her yıl binlerce Almanya’da doğmuş büyümüş, üniversite eğitimini buarada almış Türk gençlerinin akın akın Türkiye’ye gittiğini ve Sayın Cumhurbaşkanımızın beyin göçü şeklinde anavatanlarına gelen türk gençlerine kucak açmasını istedi.
Çay, kahve, muhabbet derken Burgau Selimiye Camii’nde bir miktar misafir oluyoruz.  Vatandaşlarımız memnun kalıyor. Başkan Hasan Ali Erdoğan, İmam Hamdi Öz, aralarında birinci neslinden olduğu Ahmet Aslan, Akif Yavaşça, Ali Sivri, Hasan Akül, İbrahim Ünlü, Zeki Karınca, Kazım Öz,İsmet Kır, Veyiş Yıldırım ve ismini yazamadığım kalabalık bir vatandaş grubu beni Jettingen’e uğurladı.
Burgau Selimiye Camii’ne ilgi ve muhabbetlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Tur sonrası ilk fırsatta yolum düşerse tekrar ziyaret etme temennilerimle Jettingen’e ulaştım.

Yarın hedef Münih.

Yapılan km: 65

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder